31 Mart 2008 Pazartesi



yüzümüzü karalıyoruz
durmadan...
dinlenmeden...
simsiyahız şimdi...

29 Mart 2008 Cumartesi



paşşaaa...

28 Mart 2008 Cuma



details


just working...
Karşımıza erken çıkmış insanları yolun dışına sürerken ,
bir gün geri dönüp,onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyormuyuz?
Hayat her zaman cömert davranmaz bize.
Tersine çoğu kez zalimdir.
Her zaman aynı fırsatları sunmaz.
Toyluk zamanlarını ödetir,
hoyratça kullandığımız arkadaşlıkları,
eskitmeden yıprattığımız dostlukların,
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün...
Bir akşam üstü yanımızda kimsecikler olmaz;
Ya da olması gerekenler yanınızdakiler değildir...

Murathan MUNGAN

27 Mart 2008 Perşembe



çalışmak yormaz

''asıl sorun yaşamaktır''

26 Mart 2008 Çarşamba


gözü avına yaban
kendi dışına çıkamayan
nesneyi ne zaman bildi
ne zaman öğrendi sabrı seyretmeyi
boşlukları tamamlamakla
kullanılan
kimine hayat kimine imtihan
varlığı yontarken
aslına ehil
dünyaya yaban
yeniden başlamalı, baştan, en baştan
şarkınında dediği gibi
sil baştan...
bilmiyorsan
yok kabul edersin
görmüyorsan
bildiğinde gidersin
ben diyorsan
yalnızlığında bitersin...

25 Mart 2008 Salı


4 of us


yaz yağmuru bastırınca...

24 Mart 2008 Pazartesi

kaybetmektir kazandığımız her hayat bilgisi
büyük ödülü sandığımız deneyimlerin

bilmeden geçtiğimiz günleri
bilmeden geçtiğimiz günleri

bilmeden geçtiğimiz günleri
hiçbirşey koymaz geri
daha az acıtır
ama
derin, biraz daha derin





narrow streets of lucca 2004



lucca the town 2004


lucca
1998





lucca piazza mafiteatro 2004


lucca '98

shoes on my window..
praque
çalışmak yorar insanı kaçtıkça
çalışarak unutamazsın

duyduğumuz acıyla
kendi aramızdaki uzaklık
kapanmaz
yaralarla

sayfalarca

birbirimize bağlar bizi
kimsenin anlayamadığı
karanlık bağlarla

bugün bendeki şiir
yarın sendeki kamaşma

bir araya gelmenin mümkün olmadığı
ayrılığa benzeyen derin kavuşma

zamanla anlaşılır
ayrıldım sandığından
ayrılarak kurtulamazsın

bazı uzaklar çeker insanı
yakına, daha yakına
zamanın vermediğini bulamazsın
tekrarlamakla..


m. mungan

23 Mart 2008 Pazar




sabaha karşı geceyarısıyımmm...

çoktan beri hınç
o da kuşatılmıştır
ve talan tedbil
sevmek ustalık işidir bu hudutlarda....

20 Mart 2008 Perşembe

ödemek gerek bedelini
kimbilir ne zamandan beri
ben bir yelkenlide sanıyordum kendimi
belki yaz coktan bitti
bilmiyorum ki

kısa yolculuklardan dönüldü
bir daha hiç rastlamamak umudumuz
kalmayanlarla...


19 Mart 2008 Çarşamba



the manolo


''nasıl oluyormuş?? nasıl oluyormuş düşüp gidivereceğin uçuruma bakıp durmak?? nasıl oluyormuş... bak bakalım...?''

hatırlamak gördüğünü bilmektir. bilmek gördüğünü hatırlamaktır. görmek hatırladığını bilmektir. demek ki çizmek karanlığı hatırlamaktır...

18 Mart 2008 Salı




moscow 2004

left foot of the sculpture



moscow 2004

right foot of the sculpture



fluuu


güleriz ağlanacak halimize :))
kalple kapatmak gerek yarayı
yoksa yaraya yayılır uzun uzun
bir küskünlük sarayı...

17 Mart 2008 Pazartesi


Sevgide güneş gibi ol,
dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,
hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,
öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

mevlana...


inside the duomo

ceiling

firenze 2005


duomo firenze
2006

the door of the duomo

firenze 2006
biz hep çocuk kalmalıydık aslında
büyümeye özenmeliydik,
büyümeden...
insan dediğin,
yürüdükçe yorulan
yoruldukça yanılan...

yanıldıkça ağlayan
bir taş değil mi??
çözmesi zor değil.
sen an'sın
yaşanan zaman...
''yalnız karşılığı ödenmiş şeyler gerçektir. Kafayla ve çekilen acıyla ödenmiş şeyler.''
Gönlüm rahat. O' ndaki her sözcüğün karşılığı ödenmiştir....kafamla ve çektiklerimle...
(L. SCIASCIA)

16 Mart 2008 Pazar


GSF bornova
1991
orkun/ufuk


1991

14 Mart 2008 Cuma






milano da ki ''codex''
sergisinden...


leonardo' nun floransa daki

evi ve atölyesi

firenze 2005



leonardo' nun günümüze kalan ender işlerinden biri...

firenze 2005



leonardo da vinci
firenze 2006...
bu yüzden hep tuhaf gelmiştir sana, bir ömürde bir hayat olması. birçok hayata, birçok şeylerin hayatlarına bölünmek istedin. bölününce, bir ömrü tamamlayamayacağını gördün, nefesini keseceğini bu kesintisiz seyehatin. zorla geriye topladın kendini. her parçalanan oyuncak, ''tamir edildiğinde'' bir parça fazla gelir. sen ''tamir edilemez'' olansın. birleştirildiğinde ''iç''in fazla geldiğini gördün... yine de...
herkes
esasında
diyemediğidir...

13 Mart 2008 Perşembe


büyük usta;
SERPIERI...


hayatımın kadını,

hayatımın rüyası....

DRUUNA...


küçüklüğümün ve hayatımın çizgi filmidir buu...(pippi landstrump'u tanır mısınız siz?)


'dutchshoe'

amst2004


amst2005

amsterdam 2005
'red lights'

12 Mart 2008 Çarşamba


part 1

part 2