26 Nisan 2008 Cumartesi



blacck...
bilmemem gereken
şeyler öğrendim
sorular sordum
sormamam gereken
gördüm apaçık
görmemem gerekeni
söylenmezi söyledim..
suçum büyük
ve taammüden...


what??
yitirdiğin her şeyde kazandığın birşey var;
kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin.
bu yüzden birileri hep ısınıp dururken
dinmez üşümelerin...


love manolo's...

24 Nisan 2008 Perşembe



notebook of...
aklı başında olan ''yok'' derdine dalmaz,
kadehle ağzağza olmaktan geri kalmaz.
gönülde gam, sürahide de şarap varken,
gam yiyip şarap içmeyeni toprak almaz...

demiş hayyam
bize de içmekten başka çare kalmaz

tam da bu saatte....

23 Nisan 2008 Çarşamba


hazirandır en üşüdüğüm ay
belki şubat günü doğduğumdan
dört yaşında aşık oldum
on üçünde yazdım
leyli mecnuni'ydim
gözlerimde eflatuni çiçekler
gecenin bütün eserlerini belledim
bir şairanka idim
bittikçe bittim küllerimden
ağuladım güllerimi hem ağladım
elif yolunda bin kaf'tan geçtim
bir nergisiydim
nergisteki yankımdan ölümsedim
isa'dan sonra yalnızlık yılıydı
karayla deniz arasında boğuldum...

hadi gidelim...


registration number...

details...

for sale..


sahilevleri...
karşı pencereden;

bu yeni goz yasları
biz bosverilemeyen tarihin
ruhlarıyız...
sonsuz zamanlarda
paha picilmez bos odalarımda bana gelmeyi denemelisin
cunku benim bana armaganim yoklugun olculemez (birebir cevirisi "bana ait yoklugun ölcülemez")
biz bölünemeyiz.
biz aynı ve kırılganız.
ve aklımızdaki buzlar ile
kendimize şimdiden uzagız.
sana koşuyorum
paylasirken aynı kaderi.
ki kaderi değistirmek bizi degistirir .
sadece bir işareti bekliyorum.
kader, kismet gibi...
senin olabilmek icin simdi sadece senin olabilmek için
senin olabilmek icin sadece senin olabilmek icin şimdi
daha fazla geri dönemeyen,
geçmişin göz yaşlarıyız.
bu sefer bize ihanet etti.. beklenmedik sekilde..
seni anlatacağım.
sahip olamadigimiz herseye istek duyarken.
sözler buharlaştı
üstümüzdeki yagmur damlalari gibi.
beni dinleyecegini bilsem de sözler yoruldu
baska bir yolculugu bekleyecegiz, başka bir kaderi,baska bir dogruyu...
senin olabilmek icin simdi sadece senin olabilmek için
senin olabilmek icin sadece senin olabilmek icin şimdi

20 Nisan 2008 Pazar

* beni hep bir başkası savunuyor *

onca atılıştan sonra balkonuma döndüm
onca bilgi utandığım çocukluğumu
saklamak içindi
çünkü beni hep bir başkası savundu
sesimden, ellerimden, gülüşümden biliyorum
hep sakladığım yara izimi
balkonumdan odama götürüyorum işte
odamdan bir kez olsun çıkartmadığım
sesimden, ellerimden, gülüşümden biliyorum...


karalamalar

19 Nisan 2008 Cumartesi

anlamaya çalışıyorum inanmayı yitirmenin pahasına...

geneva


no comment

where we are??



geneva 2004

'gölge oyunu'


geneva 2004
bana diyor ki;
sen de patlayacaksın bir gün can
öfkeden, kıskançtan, petrolden
rakıdan ve aşkdan...


time for siesta....


pasha the jr..

18 Nisan 2008 Cuma


15 Nisan 2008 Salı


poz verilir...



the godfather
yabancı bir ülkede ihtiyarlıyor gibiyim
kendi bedenimin içinde

geride bıraktıklarımla
hiç yapamadıklarım

keskinleşerek değişir hatırladıkça
yeniden ve ödeşe
ödeşe

bir gün kendinizi yabancı hissettiğiniz bir ülkede
aniden fark edersiniz
artık gidecek yeri olmayan
bendende
kaybolmuş bir hayatı

bilirsiniz
en büyük unutkanlıktır şimdiki zaman
ne yeterince tanıdık yeterince yabancı
dolaşan bir dil gibi
birinden diğerine dolaşan

m. mungan



artizz...

pashaa the jön...

14 Nisan 2008 Pazartesi

denizin dibinde incilerle taşlar karışık bulunurlar. övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunur..

mevlana

13 Nisan 2008 Pazar

''yaşamak, eskimektir'' dediğim ilk gün, beklenmedik bir şey olmayacağını da fark etmiştim. belki biraz daha iyi, belki biraz daha kötü, ama hiçbir zaman beklenmedik değil. insan bekler çünkü, tetiktedir. beklemediğini söyleyenlerse, en çok bekleyenlerdir...

hadi kurula benii...

paşa nın deniz keyfii...

deniz mevsimi başladı..

geceleri değişmez
denizin rengi
değişen gözlerimizdir
bir aşk bittikten sonraki gibi
kırılan işıkta görülen
başkalığın rengi

ya da içinden geçtiğimiz zamanın
geçilmezliği

karanlıkta hepsi birdir

11 Nisan 2008 Cuma



in deep...

bodrum

yaz geliyooooor
''go to dive''

9 Nisan 2008 Çarşamba


7 Nisan 2008 Pazartesi


orange - blue

looking for nothing...


cleaning time :))

3 Nisan 2008 Perşembe

Boşver be yaşı başı!
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri, siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü..
bak ellerin ayakların kocaman,
aklında maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?..
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere,
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü.
öl gitsin..
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır istediğin,
savrul gitsin...
Boşver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?..
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemeyecek misin?


can yücel.

2 Nisan 2008 Çarşamba


not pisa
bologna
2005

bologna 2005

ergin inan yağlıboya kolaj


ergin inan kolaj

1 Nisan 2008 Salı




details... bologna 2006


bologna 2006

bologna 2006