28 Kasım 2008 Cuma

FARK ETMELI INSAN
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen...

Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.
Henüz bebekken 'Dünya benim!' dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,
ölürken de aynı avuçların 'her şeyi bırakıp gidiyorum işte!' dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.
Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.
Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azraillin her an sürpriz yapabileceğini,nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan
Hayvanların yolda , kaldırımda , çöplükte
ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli. Yaratılmışların en güzeli olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı.
Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.
Evinde kedi,köpek beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli. Eşine 'seni çok seviyorum!' demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.
Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini
ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli. Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.
Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli,
fark etmeliyiz çok geç olmadan.....
Ömür dediğin üç gündür,dün geldi geçti yarın meçhuldür...
O halde ömür dediğin bir gündür,o da bugündür....

(Can Yücel)



tesekkürler inci...


part 3
part 2

hangi ufka yelken açarsan aç,
hangi sularda yüzersen yüz,
bak
aynı yerdesin
(baska bir yerden baksan da...)


part 1.

no... no... no...

puppies...

favourite notebook...

19 Kasım 2008 Çarşamba



bana kimse böyle sarılmadı valla...


james jean fairy bag

prada vitrini...

hiç kimse kaçamaz hiç kimseden
hele kendinden
hiç...

prada wallpaper
james jean

bandush ıı


bandush..
descartes ne demiş?
''düşünüyorum öyleyse varım.''
osmanlı ne cevap vermiş??
''of ulan of... dünya bu kafasız kafirlere mi kalacak? ya iç çekiyorum ya da zevk alıyorum, öyleyse varım.''
baska ne var ki bu alemde sanki,
keyif ve kederden gayri?...
(seytan'ın dedikleri...)


shoooo designers ...
dedi;
yaklaş
yüzüne bak
yollarına karış
kaybol...

notebooks page 59

notebooks page 58

18 Kasım 2008 Salı

öyle diyor;
mutluluk oyun oynamaktır, sık sık saçmalamaktır. Hiç kimseyi ve hiç bir şeyi çok ciddiye almadan dolanmak, bakınmak, keşfetmek, denemek, tutmak bırakmak, kaybetmek hatta tekrar bulmaktır...
eğer hayatımızın bir başlığı, konusu, amacı, hedefi ve sonucu varsa vay halimize. mutsuz bir ömür geçirdik demektir...


unknown flying objects...
Cevahir/ İstanbul


rakı balığında şişe olsam gibi birsey oldu bu...



resimdeki teyze giyseydi ne güzel olurdu aslında :)
öyle girdin sokak-larıma
ne giysem gurbet gibiydi
ben gidecektim
sen geldin

içimde el değmemiş bir yer
o' nu da sana verdim...