23 Nisan 2008 Çarşamba


hazirandır en üşüdüğüm ay
belki şubat günü doğduğumdan
dört yaşında aşık oldum
on üçünde yazdım
leyli mecnuni'ydim
gözlerimde eflatuni çiçekler
gecenin bütün eserlerini belledim
bir şairanka idim
bittikçe bittim küllerimden
ağuladım güllerimi hem ağladım
elif yolunda bin kaf'tan geçtim
bir nergisiydim
nergisteki yankımdan ölümsedim
isa'dan sonra yalnızlık yılıydı
karayla deniz arasında boğuldum...

hadi gidelim...


registration number...

details...

for sale..


sahilevleri...
karşı pencereden;

bu yeni goz yasları
biz bosverilemeyen tarihin
ruhlarıyız...
sonsuz zamanlarda
paha picilmez bos odalarımda bana gelmeyi denemelisin
cunku benim bana armaganim yoklugun olculemez (birebir cevirisi "bana ait yoklugun ölcülemez")
biz bölünemeyiz.
biz aynı ve kırılganız.
ve aklımızdaki buzlar ile
kendimize şimdiden uzagız.
sana koşuyorum
paylasirken aynı kaderi.
ki kaderi değistirmek bizi degistirir .
sadece bir işareti bekliyorum.
kader, kismet gibi...
senin olabilmek icin simdi sadece senin olabilmek için
senin olabilmek icin sadece senin olabilmek icin şimdi
daha fazla geri dönemeyen,
geçmişin göz yaşlarıyız.
bu sefer bize ihanet etti.. beklenmedik sekilde..
seni anlatacağım.
sahip olamadigimiz herseye istek duyarken.
sözler buharlaştı
üstümüzdeki yagmur damlalari gibi.
beni dinleyecegini bilsem de sözler yoruldu
baska bir yolculugu bekleyecegiz, başka bir kaderi,baska bir dogruyu...
senin olabilmek icin simdi sadece senin olabilmek için
senin olabilmek icin sadece senin olabilmek icin şimdi