gerisi kalsın ..... kalsın. artık ödenebilir bir diyeti var aldığım her nefesin. Ne bir yemin şimdi beni bağlayacak ne de bir özür gitmekten başka. Ardımda yakacak köprüler de yok bilirim ve bilmek ürkütmüyor beni artık...
29 Eylül 2010 Çarşamba
marifet kimde???...
son durduğum nokta eski bir anının kapı aralığıydı ................. tuzaklar kurdum, uzaklar kazandı....
bir hüzün bin yayladan geçtin, kalbin eksile eksile .............................. ( exile partout est seul... ) '' sürgün yalnızdır her yerde... '' diye okudun; sürgündeyken hayatın bir kıyısına, oradan durup baktın; gün o günken... güneşli, acımasız bir akşamın sonunda arzu: -------- yok bile!..... ............... ...............
26 Eylül 2010 Pazar
less...
more...
9 X paşa...
23 Eylül 2010 Perşembe
Yol...
...neyse—varsın sen; ve ben, elbet bulacağım bir yol—varsa eğer bir yol .......... ..........
neydi o kimdi o anlamadım ki nasıl oldu farkına varamadım ki neden hep her şeyi söylememizi isterler, konuşmak istemediğimiz halde; neden hep sorulara yanıt beklerler bilmeyi istemediğimiz halde.... kaçmak neden hep yasak??....
0445...
the other side of the curtains...
party time...
9 Eylül 2010 Perşembe
fffffuuuuuuu...
8 Eylül 2010 Çarşamba
double paşa....
5 Eylül 2010 Pazar
benim bütün bu olup bitenle korkunç ilişkim var ölümün metresidir yaşamım...
bildiklerimiz ne kadar seyretti bilmediklerimizi ............... ( asıl bildikçe çöl....) çöl dediğin bir büyük belki...
2 Eylül 2010 Perşembe
as the crow flies...
complexity...
blurred walking...
30 Ağustos 2010 Pazartesi
"En sonunda, insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı. Bu, o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan, erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır. Tek kelimeyle her şey ticaret konusu oldu. Bu genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış - veriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse, bu, maddi olsun manevi olsun, her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır."
neden mutluyuz oynadığımız taşkın oyunda neden mutluyuz yenmek yenilmek mümkün değilken yoksa değişecek tokuşacak bir şeyimiz yoksa alacağımız kimseden kuşlar geçiyor, bedevi, hüzünlü kuşlar geçiyor içimden, kor; biliyorum, biliyoruz, biliyor herkes: yazılsa da yeniden yenilgi tarihi kimsesizim burada ve olabileceğim her yerde duruyorum yokluk ve varlık arası noktayım çünkü: birşeyin bittiği an başlıyor bir şey benden eksilen yerde: tenha ve mahşer
'' unutmak, yanlışları tekrarlatması açısından sakıncalıdır. Aptallar unuturlar. Unutmak cahilliğe yol açar. Kinciler, unutmaz ve bilgilerini kendilerini de yok edecek yönde harcarlar. Akıllılar, unutmayan ama bilgilerini kendileri ve idealleri için olumlu enerjiye çevirebilenlerdir...''
insanı değil onu, onun içini kemiren şeyi seviyorum ben... (prometheus)