uzaklara açılası geliyor insanın baktıkça... uzaklara...
abondoned....
notebook 16...
30 Ağustos 2009 Pazar
Otuz Sekizinci Kural: “Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?” diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli. şems-i tebrizi....
Altıncı Kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur. şems-i tebrizi...
lonely boots... çandarlı 2009
stairs...
serdar / çandarlı 2009
turquaz...
25 Ağustos 2009 Salı
Beşinci Kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. “Aman sakın kendini” diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği : “Bırak kendini, ko gitsin!” Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var! şems-i tebrizi...
böyle yaşanmaz deyip yürüyen nereye böyle alıp başını yoksa anlam onu sen vermelisin diyorsun, indikçe sorular sorular fakat boğulmadınsa eğer pek derindesin ve geçiyor zaman kaygılar içindesin...
24 Ağustos 2009 Pazartesi
ıslak paşa...
cool trio..
çok uzun sürecekmiş gibi gelip giderek hızlanan yılların ardından ertelenmiş planların acısıyla tükenip gitmek değildir yaşam...
ceneviz kapısı...
taş düşme tehlikesi....
kusursuzu ister insan, eksiktir bilir bunu kendini bulan
kendini bilmeyen ''misali taşa benzer'' bir çirkinliktir, tekinsiz, bulanık suya benzer
bilir bunu kendini bulan: yaratmak eksikliğimizdir sürer soluksuz kusursuz olanın bilemediği....
uğur; çandarlı'nın en küçük ve en yetenekli çizeri... korkunç yetenekli...
23 Ağustos 2009 Pazar
candarlı 2009 dalyan...
19 Ağustos 2009 Çarşamba
that stereo type :) candarlı 2009...
pasa ile denizde aksam sefası...
eksiğiz! tamamlama, bulma çabasını ne kadar taşıyorsak içimizde, o kadar eksiğiz. Ben Özdemir Asaf' ın yalancısıyım: kime sorsam evinde bir oda eksik...
18 Ağustos 2009 Salı
office ...
so what...
14 Ağustos 2009 Cuma
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin Gunesin seni isittigi kadar sicak. Kendini yalniz hissettigin kadar yalnizsin Ve guclu hissettigin kadar guclu. Kendini guzel hissettigin kadar guzelsin.. Iste budur hayat! Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar usursun Ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun... Can yücel...
13 Ağustos 2009 Perşembe
the door...
note;
... yalnızlıktan dert yanmasın kimse. Mideniz bulanıyor hakikaten. Hele bu dikenlerinizi gören hiç kimse, açmasın ağzını acıdan yana. Dokunduğu her şeyin canını yakarak geçen bir ömürden bahsetmek isteriz biz o zaman... Acıtma bilgisiyle mümkünsüz yakınlaşmalardan, mesafeden bahsetmek isteriz hakikaten... Eflatun zehirle kaplanmış dikenlerimizi gören kimse, hiç kimse, sakın bahsetmesin yalnızlığın tadından!...
yaşam yanıltmanın, insanlar yanılmanın ustası olduça yine yeni düşler deniyor ve deneniyorlar...
negative...
12 Ağustos 2009 Çarşamba
giderken aslında olmayan o geldiğim yere biliyorum dilimin ucunda bir söz kalacak bir türlü tutamadıgım...